Dilekçe Yazdırmak İstiyorum
Doğru yazılmış, profesyonel dilekçeleri dakikalar içinde hazırlayın. Adım adım rehberimizi sizin için hazırladık.
- Türkiye geneli hizmet
- Ücretsiz ön danışmanlık
- Kişiye özel hazırlanır
- Konuya özel yazımHazır şablon değil, sizin olayınıza göre hazırlanır.
- Resmi yazım kurallarıKurumların kendi yazışma düzenine uygun biçim.
- Hızlı teslimBelgeleriniz tamamsa aynı gün hazırlanır.
- Her kuruma uygunBelediye, okul, SGK, banka, mahkeme ve daha fazlası.
Süreç kırk saniyede
Okumaya vaktiniz yoksa buradan başlayın: aşağıdaki kırk saniyelik videoda, dilekçe yazdırmak isteyen birinin bize ulaştığı andan dilekçeyi kuruma teslim ettiği ana kadar sürecin nasıl işlediğini özetledik.
Dilekçe Yazdırmak Nedir?
Dilekçe yazdırmak, aşağıda tek tek anlatacağım tüm konuların bir Dilekçeci yani Arzuhalci ile hazırlanması sürecidir. Aklınıza takılan, tam emin olamadığınız konuları Arzuhalci ile paylaşırsınız, Arzuhalci sizlere gerekli soruları sorar ve bilgileri toplar. İhtiyacınıza uygun ve kabul görecek dilekçeyi sizin için hazırlar. Dilekçe yazdırmak aslında kağıt kalemi elinize almak değil, uzman bir Arzuhalci ile çalışmaktır diyebiliriz.
Dilekçe ne amaçla yazılır?
Söz uçar, yazı kalır. Aslında bu atasözü tam bir dilekçe atasözüdür. Dilekçe, herhangi bir resmi kuruma yapılan yazılı talep anlamına gelir. Dilekçe türleri farklılık gösterse de Dilek-çe kelimesinden de anlayabileceğimiz gibi, üst makam ya da resmi kurumlarla iletişim için dilekçe kaleme alınır.
Hangi durumlarda dilekçe hazırlanır?
Bu konu aslında çok çeşitlidir, köyünüzdeki yol için de dilekçe yazabilirsiniz, senelik izne çıkmak için de dilekçe yazabilirsiniz, ya da örneğin bir okuldan öğrenci belgenizi almak için de dilekçe yazabilirsiniz. Hayatın her alanında dilekçe ihtiyacı karşımıza çıkabilir ve her insan mutlaka bir gün dilekçe yazdırmaya ihtiyaç duyar.
Kimler dilekçe yazdırabilir?
Dilekçe yazdırmak için özel bir statü veya unvan gerekmez. Herkes, yaşadığı bir sorunu, talebini veya hakkını resmi mercilere iletmek istediğinde dilekçe hazırlatabilir.
Bireyler kendi adlarına, velayet veya vesayet altındaki kişiler adına, şirket ve dernek gibi tüzel kişiler yetkilileri aracılığıyla dilekçe yazdırabilir. Yaş, eğitim düzeyi veya mesleki durum fark etmeksizin, başvuru hakkı bulunan herkes bu yolu kullanabilir. Önemli olan, dilekçenin doğru mercie yöneltilmesi ve gerekli bilgilerin eksiksiz aktarılmasıdır.
Dilekçe Yazdırmak İstiyorum, Nereden Başlamalıyım?
Dilekçe yazdırmak için her şeyden önce dilekçenizi hangi kuruma vereceğinizi kesin olarak bilmeniz gerekir. Yanlış kuruma verilen dilekçe ne kadar doğru yazılsa da maalesef iptal ile sonuçlanabilir. Bu hem sizin vaktinizi harcar, hem de emeğinizin yok olmasına sebep olabilir. Örneğin bir memursunuz ve izin dilekçesi yazdırmak istiyorsunuz, izin dilekçenizi personel işlerinizle hangi birim ilgileniyorsa o birime yazdırmalısınız. Ya da bir mahkemeye dilekçe sunmak istiyorsunuz, dilekçeniz dosyanıza bakan mahkemenin kalemine teslim edilmelidir.
Emin değil misiniz? Dilekçenizi nereye vereceğinize tam emin değilseniz bizlerle 0551 837 30 04 numarası üzerinden ücretsiz şekilde iletişime geçebilir ve danışmanlık alabilirsiniz.
Dilekçe yazdırmak için neler gereklidir?
Dilekçeyi teslim edeceğimiz kurumu tam olarak kesinleştirdikten sonra aslında tek ihtiyacımız olan kalem ve kağıt. Kağıdımız A4 kağıdı olmalı (her kırtasiyeden bulabilirsiniz). Kağıt üzerinde herhangi bir leke, buruşukluk ya da yırtık olmamasına dikkat etmelisiniz. Dilekçe kağıdınız ne kadar temiz gözükürse o kadar kurumsal bir dilekçe hazırlamış olursunuz. Tabii kağıt kadar dilekçe yazımında kullanacağımız kalem de önemlidir. Hiçbir resmi dilekçede kesinlikle kurşun kalem kullanmamalısınız, tükenmez ya da dolma kalem ile dilekçenizi yazmalısınız. Kaleminizin rengi siyah ya da mavi olmalı. Büyük çoğunlukla mavi tükenmez ya da dolma kalemler tercih edilir. Eğer dilekçenizi dijital ortamda hazırlamak yani bilgisayarda yazdırmak istiyorsanız bu da kabul görmektedir. Ancak imza kısmını kesinlikle ıslak imza yani kaleminizle atmalısınız. Bilgisayar ortamında yazılan dilekçelerde ise genellikle kurumsal yazı tipleri olan Helvetica, Arial, Verdana, Futura ve Roboto gibi yazı tipleri kullanılır.
Dilekçe yazdırmak için hangi bilgiler gereklidir?
Dilekçe Yazdırmak İstiyorum, Nereden Başlamalıyım? konusunda anlattığım gibi, gerekli olan ilk bilgi dilekçenizi hangi kuruma vermeniz gerektiğidir, sonrasında dilekçenizin konusunu net olarak belirlemeli, niyetinizi kısa ve anlaşılabilir şekilde aktarabilmelisiniz. Dilekçenizde dilekçe tarihi, adınız-soyadınız, iletişim numaranız ve adresiniz, ıslak imzanız mutlaka olmalı. Dilekçe türlerine göre değişmekle beraber ekstra bilgiler de istenebilir. Örneğin bir memursanız sicil numaranız ya da herhangi bir ünvanınız varsa o ünvanınız da dilekçede yer almalıdır.
Dilekçenin konusu nasıl belirlenir?
Dilekçenin konusu aslında dilekçenin amacı demektir. Sizler bu dilekçeyi hangi amaçla yazıyorsanız ve ibraz ediyorsanız bunu kısa ve tek cümle ile net şekilde belirtmelisiniz. Unutmayın: Dilekçenize bakan bir makamın bakacağı ilk yer dilekçe konusudur. Bu yüzden anlaşılabilir, net bir konu başlığınız olmalıdır. Sizlere örnek dilekçe konularını aşağıda listeliyorum.
Eğitim / Okul / Üniversite
- Mazeret sınavı hakkı talebi
- Mezuniyet belgesi / diploma asıl nüshasının teslimi talebi
- Daha önce başarılı olunan ders(ler) için muafiyet ve intibak talebi
- Öğrenim belgesi / öğrenci belgesi düzenlenmesi talebi
İş / İnsan Kaynakları
- Yıllık ücretli izin kullanımı talebi (… gün, … tarihleri arası)
- İş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ile feshi ve istifa bildirimi
- Kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı ödemesi talebi
- Son … aya ait maaş bordrolarının yazılı olarak verilmesi talebi
- Unvan değişikliği / terfi talebi ve yeni görev tanımı önerisi
Belediye ve Yerel Yönetim
- Cadde / sokak üzerindeki yol hakkında çalışma talebi
- Sokak aydınlatma direği arızası / yanmayan lamba bildirimi
- İşyeri açma ve çalışma ruhsatı başvurusu
- Emlak vergisi muafiyeti / indirimi talebi
Resmi Kurum / Kamu ve Banka
- 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında bilgi ve belge talebi
- Abonelik sözleşmesinin feshi ve iptal işleminin tamamlanması talebi
- Adres değişikliği bildirimi ve kayıtların güncellenmesi talebi
- Kredi kartı aidatının iadesi talebi
Adli / Hukuki Dilekçeler
- Suç duyurusu / ihbar dilekçesi
- … tarihli karara itiraz dilekçesi
- Maddi ve manevi tazminat talepli dilekçe
Dilekçede talep nasıl anlatılmalıdır?
Dilekçe yazdırmak istiyorsunuz ama talep bölümünde mi takıldınız? Dilekçe yazdırırken talep hem açıklayıcı, hem de net bir dille anlatılmalı. Uzun ve gereksiz cümlelerden kaçınılmalı, dilekçede tam olarak hangi konudan bahsettiğinizi, talebinizi sade ve anlaşılır dille anlatmalısınız. Unutmayın: Uzun dilekçe, güçlü dilekçe demek değildir. Hem dilekçenizde anlatım bozukluğu olmamasına hem de dilekçe talebinizi arz ettiğiniz makama anlatabildiğinize emin olmalısınız.
Dilekçe yazdırma süreci nasıl işler?
Dilekçe hazırlama süreci, kişinin yaşadığı olayı ve ulaşmak istediği sonucu kendi sözleriyle aktarmasıyla başlar. Önce başvurunun hangi kurum, makam ya da mahkemeye yapılacağı netleştirilir; ardından konuya uygun bilgiler derlenir ve metin kaleme alınır.
Amaç ve konu netleştirilir
Dilekçenin amacı, neden yazıldığı ve başvurudan beklenen sonuç açıkça belirlenir.
Temel veriler toplanır
Olayın tarihleri, ilgili kişiler veya kurumlar, varsa dosya numaraları gibi ayrıntılar gözden geçirilir. Dilekçenin kabul görmesi için doğru ve eksiksiz olması büyük önem taşır.
Metin oluşturulur
Toplanan bilgiler resmi, sade ve anlaşılır bir dilekçe düzeninde yazılır. Dilekçe yazdırmak ve metin konusunda Online Arzuhalci hizmetimizden yararlanabilirsiniz.
Gözden geçirme yapılır
İçerik, talepler ve ekler kontrol edilerek gerekli düzeltmeler uygulanır. Asla acele edilmez, yapılan ve fark edilmeyen hatalar dilekçenin reddine sebep olabilir.
Başvuru tamamlanır
Hazırlanan dilekçe, duruma göre ilgili mahkeme, adliye, kurum ya da elektronik başvuru sistemi üzerinden sunulur. Sonuç bekleme aşamasına geçilir.
Başvuru yerinin ve dilekçede bulunması gereken unsurların önceden bilinmesi, sürecin daha düzenli ve sorunsuz ilerlemesini sağlar.
Online Dilekçe Yazdırmak İstiyorsanız Formu Doldurun
Sekiz kısa adımda durumunuzu anlatın. Arzuhalcimiz talebinizi inceleyip sizinle iletişime geçsin. Ön görüşme ücretsizdir.
Bilgilerinizi kontrol ettikten sonra talebinizi gönderin. Talebiniz arzuhalci tarafından incelenerek sizinle iletişime geçilir.
Talebiniz alındı
Arzuhalcimiz talebinizi inceleyip en kısa sürede sizinle iletişime geçecek. Bu numarayı not alın.
Kağıt, Kenar Boşluğu, Punto ve Sayfa Düzeni
Buraya kadar dilekçenin ne olduğunu ve nereden başlamanız gerektiğini anlattım. Şimdi biraz daha teknik tarafa geçelim. Bu bölümde dilekçenin fiziksel görünümünü, yani kenar boşluğundan puntosuna, satır aralığından paragraf sayısına kadar ölçülebilir ayrıntıları ele alacağım. Bu ayrıntılar kulağa küçük geliyor olabilir ama dilekçenizin "işini bilen biri tarafından hazırlanmış" izlenimi vermesini sağlayan şey tam olarak bunlardır.
Dilekçe hangi kağıda yazılır?
Kağıt konusunda ölçüyü yukarıda vermiştim. Burada asıl cevaplamak istediğim soru şu: neden o ölçü ve istisnası var mı?
Dilekçe A4 kağıdına mı yazılır?
Cevap evet ama sebebi resmiyet değil, tamamen pratiklik. Kurumların tarayıcıları, delgeçleri, klasörleri ve arşiv rafları A4 ölçüsüne (21 x 29,7 cm) göre kurulmuştur. Kamu kurumlarının kendi aralarındaki yazışmalarda da standart kağıt A4'tür. Siz de aynı ölçüyü kullandığınızda dilekçeniz kurumun düzenine ilk anda oturur; kimse onu katlamak, kesmek ya da başka bir kağıda yapıştırmak zorunda kalmaz.
Farklı kağıt kullanılabilir mi?
Dürüst olayım: dilekçeniz A5 bir kağıda ya da çizgili defter yaprağına yazıldı diye kurum onu kanunen reddedemez. Dilekçe hakkı kağıt boyutuna bağlanmış bir hak değildir. Ancak pratikte size bunun bedelini ödetir. Defterden koparılmış yaprak, kareli kağıt, yarım sayfa, hatta bir faturanın arka yüzü... Bunların hepsi karşı tarafta "bu iş özensiz yapılmış" hissi bırakır ve dilekçenizin bekleme süresini uzatabilir.
Bir istisna var, o da işinizi kolaylaştırır: başvuracağınız kurumun kendine ait matbu bir formu varsa (bazı belediyeler, SGK ve okullar bunu kullanır) tartışma biter, o formu kullanacaksınız. Gitmeden önce kurumun internet sitesine bakın, formu evde doldurup gitmek size bir gün kazandırabilir.
Dilekçenin kenar boşlukları nasıl olmalı?
Kamu kurumlarının kendi resmi yazışmalarında uyguladığı standart, dört kenardan da 2,5 cm boşluk bırakmaktır. Vatandaş olarak yazdığınız dilekçe bu standarda uymak zorunda değildir, kimse cetvelle ölçmez. Ama aynı ölçüyü kullandığınızda dilekçeniz kurumun kendi evrakıyla aynı görünür ve bu size sessiz bir avantaj sağlar. Şimdi dört kenarı ayrı ayrı ele alalım, çünkü her birinin bambaşka bir sebebi var.
Sol kenar boşluğu
Sol kenar, dört kenar içinde en önemlisidir. En az 2,5 cm bırakın, elle yazıyorsanız 3-4 cm bırakmanızı tavsiye ederim. Sebebi çok basit: dilekçeniz kurumda delgeçle delinip klasöre takılacak. Sol kenara fazla yaklaşan yazılar deliklerin içinde kalır ya da tamamen kesilir. Yıllar sonra o dosya açıldığında satır başlarınızın okunamıyor olmasını istemezsiniz.
Sağ kenar boşluğu
Sağda 2,5 cm yeterlidir. Buradaki asıl tehlike el yazısında ortaya çıkar: satır sonuna geldiğinizde kelimeyi sığdırma refleksi yüzünden harfler küçülür, sıkışır ve kenara dayanır. Bu, dilekçenin genel görüntüsünü bozan en yaygın sebeplerden biridir. Kelime sığmıyorsa bölmeyin, doğrudan alt satıra geçin.
Üst kenar boşluğu
Üstte 2,5 cm asgari ölçüdür, ancak ben 3-4 cm bırakmanızı öneririm. Neden? Çünkü dilekçenizi teslim ettiğinizde evrak kayıt kaşesi ve havale notu genellikle sayfanın üst kısmına vurulur. Orada yer bırakmazsanız kaşe sizin hitap satırınızın üzerine biner ve dilekçeniz daha ilk bakışta dağınık görünür.
Alt kenar boşluğu
Altta yine 2,5 cm. Buradaki kritik nokta imza bloğudur. Tarih, imza, ad-soyad ve adres bilgileriniz alta sıkışmamalı. Metniniz sayfanın sonuna dayandıysa imzayı kenara kıvırmaya çalışmayın; ikinci sayfaya geçmek, sıkıştırılmış bir imza bloğundan çok daha profesyonel durur.
Dilekçede yazı tipi ve punto nasıl olmalı?
Kullanabileceğiniz yazı tiplerini yukarıda saymıştım, hepsi rahatlıkla kabul görür. Burada size punto ölçüsünü ve kurumların kendi standardını vereyim.
Resmi yazışmalarda kurumların kullandığı ölçü, Times New Roman 12 punto ya da Arial 11 puntodur. Bu ikisiyle yazarsanız kesinlikle hata yapmış olmazsınız. Punto konusunda genel kural ise 10'un altına inmemek, 14'ün üstüne çıkmamaktır; ikisi de okuyanı rahatsız eder ve "sayfayı doldurmaya çalışmış" izlenimi verir.
Kaçınmanız gerekenler de belli: el yazısı taklidi süslü fontlar, Comic Sans türü gayriciddi yazı tipleri ve renkli yazılar. Dilekçe metni siyah olacak. Tek istisna, "Konu:" satırını kalın (bold) yazabilmenizdir; bu kabul gören ve gerçekten işe yarayan bir vurgudur.
Dilekçede satır aralığı nasıl olmalı?
Satır aralığını tek (1) ya da 1,15 yapın; resmi yazışmalarda esas olan tek satır aralığıdır. Paragraflar arasında bir boş satır bırakın, bu okumayı ciddi şekilde kolaylaştırır.
Elle yazıyorsanız ve düz beyaz A4 kullanıyorsanız küçük bir püf noktası vereyim: kağıdın altına çizgili bir kağıt koyun. Çizgiler alttan hafifçe görünür ve satırlarınız aşağı doğru kaymaz. Satırları asla birbirine yapıştırmayın; dilekçeyi inceleyen memur çoğu zaman satır aralarına not alır ya da altını çizer, ona yer bırakmış olursunuz.
Dilekçede kaç paragraf olmalı?
Benim tavsiyem üç paragraftır ve bu üçlü hemen hemen her dilekçe türü için yeterlidir:
- Birinci paragraf – kimsiniz ve konu ne: Kendinizi ve kurumla olan bağınızı tanıtırsınız (öğrencisi, çalışanı, abonesi, mükellefi olduğunuz vb.).
- İkinci paragraf – olay: Yaşananları tarihleriyle birlikte anlatırsınız. Varsa dayanağınızı burada belirtirsiniz.
- Üçüncü paragraf – talep: Ne istediğinizi net bir cümleyle söylersiniz.
Buradaki asıl kural şu: her paragraf tek bir iş yapsın. İkinci paragrafta hem olayı anlatıp hem talebinizi araya sıkıştırırsanız, okuyan kişi talebinizi göremez. Dilekçeniz beş paragrafı geçmişse büyük ihtimalle bir paragraf iki iş yapıyordur, ayırın.
Dilekçe tek sayfa olmak zorunda mı?
Hayır, zorunlu değil. Ama tek sayfayı hedefleyin. Tek sayfalık bir dilekçe okunur, iki sayfalık dilekçe göz gezdirilir, üç sayfalık dilekçe ise "sonra bakarım" rafına kalkar.
Metniniz gerçekten uzunsa şu yöntemi kullanın: ayrıntıları, kronolojiyi ve hesap dökümünü ek belgeye taşıyın, dilekçe gövdesini kısa tutup metinde o eke atıf yapın. Zorunlu olarak ikinci sayfaya geçiyorsanız sayfaları numaralandırın (1/2, 2/2) ve her sayfayı paraflayın; böylece sayfalardan biri dosyadan ayrılırsa geri bulunabilir.
El yazısı mı bilgisayar çıktısı mı?
İkisi de geçerlidir, hiçbir kurum "el yazısı kabul etmiyoruz" diyemez. Karar kriteri aslında tek cümlelik: yazınız okunaklı değilse bilgisayarla yazın.
Bilgisayarın üç somut avantajı var: düzeni bozulmaz, bir kopyası her zaman sizde dijital olarak kalır ve bir hata fark ettiğinizde baştan yazmak yerine tek satırı düzeltip yeniden çıktı alırsınız. Özellikle üçüncüsü, süreli bir işiniz varsa saatler kazandırır. El yazısını ise şu durumda kullanın: kurumun kapısındasınız, dilekçeyi o gün vermeniz gerekiyor ve bilgisayara ulaşamıyorsunuz.
Çıktı alırken kağıdın tek yüzünü kullanın. Arkalı önlü çıktılarda arka yüz tarama ve dosyalama sırasında sıklıkla gözden kaçıyor ve dilekçeniz yarım işlem görüyor.
Dilekçede Kimlik ve İletişim Bilgileri
Hangi bilgilerin dilekçede yer alması gerektiğini rehberin başında saymıştım. Bu bölümde ise her bilginin nereye yazıldığını ve neden istendiğini anlatacağım. Burası rehberin en kritik kısmı, çünkü buradaki bir eksik dilekçenizin hiç incelenmemesine sebep olabilir.
Dilekçede kimlik bilgileri yazılır mı?
Evet, yazılır ve bu bir tercih değil, kanunun aradığı şarttır. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun, yetkili makamlara verilen dilekçelerde üç şeyi arıyor: ad-soyad, imza ve iş veya ikametgâh adresi. Bunlardan biri eksikse dilekçe "incelenemeyecek dilekçeler" arasına girer. Yani reddedilmez, hiç değerlendirilmez; arada büyük fark var, çünkü size bir ret gerekçesi bile gelmeyebilir.
Burada sık gelen bir soruyu da cevaplayayım: "Adım geçmesin, isimsiz vereyim" diyorsanız aradığınız şey dilekçe değildir. İhbar niteliğindeki başvurular için CİMER gibi kanallarda kimlik bilgilerinizin gizli tutulmasını talep edebilirsiniz; bu ayrı bir yoldur ve ayrı işler.
Ad soyad nereye yazılır?
Ad ve soyadınız dilekçenin sağ alt köşesine yazılır. Yaygın ve doğru yerleşim şudur: en üstte tarih, altında ıslak imzanız, imzanın hemen altında açık şekilde adınız ve soyadınız. Soyadınızı büyük harfle yazmak (Ahmet YILMAZ gibi) kurumsal yazışmada tercih edilen bir usuldür ve kayıt sırasında ad ile soyadın karışmasını önler.
Bir de şu var: bir unvanınız ya da sıfatınız varsa ad-soyadınızın hemen altına onu da ekleyin. "Sınıf Öğretmeni", "Makine Mühendisi", "X A.Ş. Yetkilisi" gibi. Bu tek satır, kurumun dilekçenizi doğru birime havale etmesini hızlandırır.
Adres yazmak zorunlu mu?
Evet, zorunlu. Kanunun aradığı üç şartın biri olduğunu az önce söyledim. Ama zorunluluğu bir kenara bırakın, çok daha pratik bir sebebi var: kurumun size vereceği cevap posta yoluyla o adrese gönderilir. Adresiniz eksikse dilekçeniz olumlu sonuçlansa bile bundan haberiniz olmaz.
Adresi açık yazın; mahalle, cadde/sokak, bina numarası, daire numarası, ilçe ve il eksiksiz olsun. Yakın zamanda taşınacaksanız ulaşılabileceğiniz adresi yazın. Birkaç ay sonra gelen bir cevabın eski adresinize gitmesi, düzeltmesi gerçekten uğraştıran bir durumdur.
Telefon numarası yazılır mı?
Kanunen zorunlu değil ama ben mutlaka yazmanızı tavsiye ederim; bunu en faydalı isteğe bağlı bilgi olarak görüyorum. Sebebi şu: dilekçenizde küçük bir eksik olduğunda memur çoğu zaman size resmi bir eksiklik yazısı göndermek yerine telefonla ulaşıp durumu söyler. Bu bazen haftaları kurtarır. Numaranızı yazmadıysanız aynı eksiklik yazışmayla çözülür ve süreç uzar.
E-posta adresi yazılır mı?
Zorunlu değil, ama yazın. Birçok kurum artık cevabını posta ile birlikte e-posta olarak da iletiyor. Kullanacağınız adres ciddi görünsün; ad.soyad biçiminde bir adres tercih edin.
Burada dürüst bir uyarı yapayım: normal e-posta hukuken resmi tebligat sayılmaz. Yani bir uyuşmazlıkta "bana e-posta gelmişti" ya da "ben e-posta atmıştım" demenin ispat değeri zayıftır. Hukuki değeri olan elektronik yol KEP, yani Kayıtlı Elektronik Posta'dır. E-postayı hız için yazın, ispat için değil.
Kimlik numarası ne zaman yazılır?
T.C. kimlik numaranızı, kurumun sizi kendi kayıtlarında bulması gerektiğinde yazın. SGK, vergi dairesi, hastane, okul, belediye, tapu ve mahkeme başvurularında bu neredeyse şarttır. Buna karşılık genel bir talep ya da bilgi edinme dilekçesinde kimlik numarası vermeniz gerekmez.
Kural: Gerekmediği yerde kimlik numaranızı yazmayın. Kimlik numarası kişisel veridir; dilekçenin fotokopisini gereksiz yere çoğaltıp ortalıkta bırakmayın.
Duruma göre kimlik numarası yerine ya da onunla birlikte istenen başka numaralar da vardır. Memursanız sicil numaranız, öğrenciyseniz öğrenci numaranız dilekçede yer almalıdır. Bir mahkeme dosyası söz konusuysa dosya esas numarasını (2026/… E. şeklinde) mutlaka yazın. Bunu yazmamak, mahkemeye verilen dilekçelerde en sık görülen hatadır ve dilekçenizin yanlış dosyaya düşmesine ya da hiç işleme girmemesine sebep olur.
Dilekçeye Ek Belge Nasıl Eklenir?
Şöyle düşünün: dilekçe iddianızdır, ek belgeler ise ispatınızdır. Talebinizi ne kadar güzel anlatırsanız anlatın, dayandığınız belge yoksa karşı taraf çoğu zaman size "belge ile başvurunuz" diye geri döner ve süreç baştan başlar.
Dilekçeye hangi belgeler eklenebilir?
Talebinizi destekleyen her belge eklenebilir. Uygulamada en sık kullanılanlar şunlar: kimlik fotokopisi, vekaletname, fatura, dekont ve makbuzlar, banka ekstresi, tapu fotokopisi, sağlık raporu, maaş bordrosu, sözleşme örneği, size daha önce gönderilmiş resmi yazı veya tebligatın örneği, fotoğraflar, ekran görüntüleri ve tutanaklar.
Buradaki tek kural şu: eklediğiniz her belge, dilekçede söylediğiniz bir şeyi ispatlamalı. İlgisiz belgeleri "olsun da bulunsun" diye eklemeyin. Kalabalık ekler dosyayı ağırlaştırır ve asıl önemli belgenin gözden kaçmasına sebep olur.
Ek belgeler dilekçede nasıl belirtilir?
Ekler iki ayrı yerde belirtilir ve ikisi de gereklidir.
Birincisi metnin içinde: ilgili cümlenin sonuna parantez içinde atıf yaparsınız. Örneğin "…söz konusu ödemeyi 12.08.2026 tarihinde yaptım (Ek-2)." Böylece dilekçeyi okuyan kişi, hangi cümle için hangi belgeye bakması gerektiğini anında görür.
İkincisi ise imza bloğunun altındaki EKLER listesidir. Metinde atıf yapıp listeyi koymamak ya da listeyi koyup metinde hiç atıf yapmamak, ikisi de yarım iştir.
Dilekçenin ekler bölümü nasıl hazırlanır?
Ekler bölümü, imza bloğunuzun altına sola dayalı olarak yazılır ve şu biçimde olur:
Her ekin yanına sayfa sayısını yazın. Bu küçük ayrıntı çok işe yarar: ileride bir belgenin kaybolduğu ya da eksik teslim edildiği iddiası ortaya çıktığında, kaç sayfa verdiğinizi kendi dilekçenizle ispatlarsınız.
Fotokopi ve asıl belge arasındaki fark
Altın kural: asıl belgenizi teslim etmeyin, fotokopisini verin. Diploma, tapu senedi, ruhsat ve noter belgesi gibi asılları hiçbir zaman elinizden çıkarmayın.
Kurum belgenin aslını görmek isterse en sağlıklı yöntem şudur: aslını gösterirsiniz, fotokopisini bırakırsınız, isterlerse "aslı gibidir" onayını kendileri yapar. Kurum aslını mutlaka almak zorunda olduğunu söylüyorsa, o belgeyi teslim ettiğinize dair yazılı bir tutanak ya da alındı belgesi isteyin. Bu istek sizin en doğal hakkınızdır, çekinmeden isteyin.
Bir de "aslı gibidir" konusuna açıklık getireyim: bazı kurumlar sıradan fotokopiyi kabul etmez, onaylı suret ister. Bu onayı noterden ya da bazı durumlarda belgeyi düzenleyen kurumun kendisinden alabilirsiniz. Başvurudan önce hangisinin istendiğini telefonla sormak, boşa gidilen bir yolu engeller.
Birden fazla belge nasıl sıralanır?
Ekleri, dilekçe metninde geçtikleri sırayla numaralandırın. Metinde önce hangi belgeden bahsettiyseniz o Ek-1 olsun. Olay anlatımınız kronolojikse ekler de doğal olarak tarih sırasına oturur ve inceleyen kişi olayı belgelerden takip edebilir.
Fiziksel düzende dilekçe her zaman en üstte durur, ekler onun altına numara sırasıyla dizilir. Belgeleri zımbalayabilir ya da ataçla tutturabilirsiniz; kurum evrakı tarayacaksa ataç daha pratiktir, çünkü zımbayı sökerken sayfalar yırtılabiliyor. Ek sayısı fazlaysa her ekin önüne üzerinde "Ek-1", "Ek-2" yazan küçük bir ayırıcı sayfa koymak profesyonel bir dokunuş olur.
Dilekçe Yazdırma Ücreti ve Fiyatları
Dilekçe yazdırmak ücretli mi?
Evet, dilekçe yazdırmak ücretlidir. Dilekçenizi ister çalışma ofisi olan Arzuhalcilere, isterseniz de internet üzerinden online dilekçe yazma hizmeti veren Online Arzuhalcilere yazdırabilirsiniz.
Dilekçe yazdırma fiyatları nasıl belirlenir?
Ofiste yazdırılan dilekçeler ile online yazdırılan dilekçeler arasında genelde fiyat farkı olur. Örneğin bir ofiste yazdırılan dilekçe 5.000 TL olabilirken, online olarak yazdırılan dilekçe 1.000 TL'dir.
Ofiste Arzuhalci
5.000 ₺Adliye çevresindeki ofisler, ortalama
Dilekçe ücretini belirleyen faktörler nelerdir?
Yukarıdaki rakamlar ortalamadır; asıl fiyatı belirleyen şey kağıda dökülen satır sayısı değil, o satırların arkasındaki emektir. Ücreti etkileyen başlıca faktörler şunlar:
- Dilekçenin türü ve konusu: Bir yıllık izin dilekçesi ile bir idari karara itiraz dilekçesi aynı işçilikte değildir.
- Araştırma gerekip gerekmediği: Bazı dilekçeler mevzuat taraması, madde dayanağı ya da emsal inceleme gerektirir; bu, süreyi ciddi şekilde uzatır.
- Ek belge sayısı ve incelenmesi: Elinizdeki belgelerin okunması, hangisinin işe yarayacağının ayıklanması ve doğru sırayla düzenlenmesi işin görünmeyen ama en uzun kısmıdır.
- Aciliyet: Aynı gün teslim edilmesi gereken bir dilekçe doğal olarak farklı fiyatlanır.
- Revizyon ihtiyacı: Kurum eksik bildirdiğinde metnin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.
Basit ve kapsamlı dilekçe arasındaki fiyat farkı
Basit dilekçe dediğimiz grup, çerçevesi belli olan ve doğru bilgilerin yerleştirilmesiyle tamamlanan dilekçelerdir: izin dilekçesi, öğrenci belgesi talebi, adres değişikliği bildirimi, abonelik iptali gibi. Bunlar kısa sürede hazırlanır.
Kapsamlı dilekçe ise olay anlatımı, tarih sıralaması, mevzuat dayanağı ve ek belge düzeni gerektiren dilekçelerdir: itirazlar, tazminat talepleri, suç duyuruları, kurum içi hak arayışları. Bunlar saatler alır ve hata payı çok daha düşük olmalıdır, çünkü genellikle bir süreye bağlıdır ve ikinci bir şans olmayabilir.
Aradaki fark birkaç kata çıkar ve çıkması da doğrudur. Size dürüstçe söyleyeyim: "her dilekçe aynı fiyat" diyen bir yerle çalışırken dikkatli olun. Ya basit bir dilekçeye hak etmediği parayı ödüyorsunuzdur, ya da kapsamlı dilekçeniz hak ettiği emeği görmeden yazılıyordur.
Online dilekçe yazdırma fiyatları nasıl belirlenir?
Online hizmetin ofise göre uygun olmasının sebebi işin kalitesi değil, maliyet yapısıdır. Adliye çevresinde ofis kirası ve sabit giderler varken, online çalışmada bunların hiçbiri yoktur. Bu tasarruf doğrudan fiyata yansır.
Süreç şöyle işler: telefon veya WhatsApp üzerinden bize durumunuzu anlatırsınız, biz eksik gördüğümüz noktalar için size sorular sorar ve gerekli belgeleri isteriz, dilekçenizi hazırlayıp size dijital olarak göndeririz. Siz çıktısını alır, ıslak imzanızı atar ve ilgili kuruma teslim edersiniz.
Bu modelin size kazandırdığı asıl şey para değil, zaman ve mesafe: Türkiye'nin neresinde olursanız olun süreç aynı şekilde işler; yolculuk yapmak, sıra beklemek ya da mesai saatine yetişmek zorunda kalmazsınız.
Arzuhalci ve dilekçeci ücretleri nelerdir?
Önce bir yanlış anlaşılmayı düzelteyim: Arzuhalci ve dilekçeci aynı işi yapan kişilerdir, ikisi arasında bir fark aramayın. Halk arasında adliye çevresindekilere Arzuhalci, diğerlerine dilekçeci deniyor, hepsi bu.
Ücretler konusunda bilmeniz gereken şu: arzuhalcilik için avukatlık asgari ücret tarifesi gibi bağlayıcı bir tarife yoktur. Bu yüzden fiyatlar şehre, adliyeye yakınlığa ve işin kapsamına göre değişir. Karşınıza çok farklı rakamlar çıkarsa şaşırmayın; önemli olan işin kapsamını baştan netleştirmenizdir.
Son olarak sınırı da belirteyim, çünkü bunu bilmek sizin yararınıza: Arzuhalci dilekçenizin metnini hazırlar. Dava takibi, duruşmalara girilmesi ve vekaletle temsil ise avukatlık mesleğinin işidir. Sizin işiniz avukat gerektiriyorsa bunu size baştan söylemek de bizim işimizin bir parçası.
Dilekçe Yazdırdıktan Sonra Nereye Verilir?
Dilekçeniz hazır, imzalandı, ekleri tamam. Şimdi işin en çok hata yapılan kısmına geldik: teslim. Doğru yazılmış bir dilekçe, ispatsız şekilde teslim edildiğinde hiç yazılmamış gibi olur.
Dilekçe hangi kuruma teslim edilir?
Kurumu nasıl seçeceğinizi rehberin başında anlatmıştım. Burada bir katman daha var: kurum içindeki doğru birim. Çoğu kurumda dilekçeler "genel evrak", "evrak kayıt" ya da "yazı işleri" biriminden alınır ve oradan ilgili müdürlüğe havale edilir. Mahkemeye verilecek bir dilekçe ise doğrudan dosyanın bulunduğu mahkemenin kalemine teslim edilir.
Hangi birime gideceğinizden emin değilseniz kurumun genel evrak birimine verin; havale işini onlar yapar.
Peki yanlış kuruma verdiyseniz ne olur? 3071 sayılı Kanun bu durumda dilekçenin yetkili makama gönderilmesini ve size bilgi verilmesini öngörüyor. Yani dilekçeniz kanunen kaybolmaz. Ancak pratikte bu aktarım haftalar alabilir; süreli bir işiniz varsa bu gecikme size pahalıya patlar. Kanunun bir güvence sunması, o güvenceye ihtiyaç duymanızı gerektirmez.
Önemli bir sınır daha: aynı kanun, yargı mercilerinin görevine giren konuları kapsam dışında bırakıyor. Yani mahkemelere verilecek dilekçeler kendi usul kanunlarına tabidir ve oradaki süreler çok daha katıdır. Adli bir dilekçe hazırlıyorsanız süreyi mutlaka önceden teyit edin.
Dilekçe elden nasıl verilir?
Elden teslim en güvenilir yoldur, mümkünse bunu öneririm. Yöntem şu: dilekçenizi iki nüsha hazırlayın ve ikisini de imzalayın. Bir nüshayı kuruma verirsiniz, diğerine evrak kayıt kaşesini vurdurup tarih ve sayı numarasını yazdırır, kendinizde saklarsınız.
O kaşeli ikinci nüsha sizin tek ispatınızdır. Memur kaşe basmakta isteksiz davranırsa "gelen evrak numarasını yazabilir misiniz" demeniz genelde yeterli olur. Yine de vermiyorlarsa ısrar etmek yerine bir sonraki başlıktaki yola geçin. Bu arada yanınıza kimliğinizi almayı unutmayın, çoğu kurum evrak alırken kimlik soruyor.
Dilekçe posta ile gönderilebilir mi?
Evet, gönderilebilir. Ama normal posta ile değil, iadeli taahhütlü posta ile gönderin. İadeli taahhütlüde size geri dönen alındı belgesi, dilekçenizin kuruma ulaştığının hukuki ispatıdır. Normal postada elinizde hiçbir şey kalmaz.
Bir konuda dikkatli olun: süreli başvurularda hangi tarihin esas alındığı işin türüne göre değişebiliyor. Bazı işlemlerde postaya veriliş tarihi geçerli sayılırken, bazılarında kurumun evrak kaydına giriş tarihi esas alınıyor. Süreniz darsa posta ile hiç uğraşmayın, elden teslim edin. Şehir dışındaysanız ve süre kritikse en azından son güne bırakmayın.
Dilekçe elektronik ortamda gönderilebilir mi?
Evet, artık çoğu yol açık:
- e-Devlet (turkiye.gov.tr): Kurumların başvuru hizmetleri buradan yürüyor, en pratik yol.
- CİMER: Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi. Kamu kurumlarına yönelik talep, şikayet ve bilgi edinme başvuruları için kullanılır.
- KEP (Kayıtlı Elektronik Posta): Hukuken tebligat değeri taşıyan tek elektronik posta yoludur, ciddi ve süreli işlerde tercih edilir.
- UYAP Vatandaş Portal: Mahkeme dosyalarınıza dilekçe sunmak için kullanılır.
- Kurumun kendi başvuru sistemi: Belediyelerin, üniversitelerin ve bankaların çoğunda bulunur.
Atlamayın: Elektronik başvuruda işlem sonunda size verilen başvuru numarasını kaydedin ve ekranın görüntüsünü alın. Numarayı almadan sayfayı kapattıysanız elinizde hiçbir ispat kalmaz.
Dilekçe teslim edilirken nelere dikkat edilmeli?
Kapıdan çıkmadan önce şu listeyi bir kez gözden geçirin:
- İmza atıldı mı? Listedeki en sık atlanan madde budur, hem de farkla.
- Tarih, teslim edeceğiniz günün tarihi mi?
- Ekler eksiksiz mi? EKLER listenizle elinizdeki belgeleri fiziksel olarak tek tek sayarak karşılaştırın.
- İkinci nüsha yanınızda mı? Kaşe vurdurmak için şart.
- Kimliğiniz yanınızda mı?
- Kurum adı doğru yazılmış mı?
- Mesai saatini biliyor musunuz? Kamu kurumlarında genellikle öğle arası evrak alınmaz, gün sonunda da kayıt erken kapanabilir.
Süreli bir işiniz varsa son güne bırakmayın. Kurum o gün sistem arızası ya da başka bir sebeple evrak almayabilir ve elinizde bir hakkınız kalmaz.
Dilekçe teslim edildiğine dair belge alınır mı?
Evet alınır, üstelik bu sizin hakkınızdır. Teslim şekline göre elinize geçecek belge değişir:
- Elden teslimde: nüshanızın üzerine vurulan evrak kayıt kaşesi, tarih ve sayı numarası.
- Postada: iadeli taahhütlü alındı belgesi.
- e-Devlet ve CİMER'de: başvuru / referans numarası.
- UYAP'ta: evrak barkod numarası.
Bu numara olmadan "ben o dilekçeyi verdim" demenin hiçbir hükmü yoktur. Bir kurum size hiçbir şekilde kayıt numarası vermiyorsa bunu bir uyarı işareti olarak görün ve başvurunuzu iadeli taahhütlü postayla tekrarlayın.
Dilekçe verdikten sonra ne yapılır?
Dilekçeyi verdiniz, şimdi takip aşaması başlıyor. Bu aşamada en çok yapılan şey beklemek, en az yapılan şey ise takip etmektir. Oysa elinizde bir kayıt numarası var ve o numara size takip hakkı veriyor.
Kurumdan haber çıkmıyorsa şu sırayı izleyin:
- Kayıt numaranızla kurumu arayın. Gecikmelerin çoğu havale hatasından ya da unutulmuş bir evraktan kaynaklanır ve tek telefonla çözülür. İlk adım her zaman bu olsun.
- Aynı konuda üst makama yazılı başvuru yapın. İlk dilekçenizin tarih ve sayısını mutlaka belirtin; böylece yeni bir başvuru değil, aynı dosyanın takibi olarak işlem görür.
- CİMER üzerinden başvurun. Kurumun cevap vermemesi başlı başına şikayet konusudur.
- Sonuç alamıyorsanız hukuki yola başvurun. Bu noktadan sonrası dilekçe konusu olmaktan çıkar, hukuki bir sürece dönüşür.
Dördüncü adıma gelmeden önce mutlaka bir uzmana danışın; dilekçenizin nerede takıldığını doğru tespit etmek çoğu zaman o adıma hiç gerek kalmamasını sağlar. Bu konuda 0551 837 30 04 numarasından bizlere ulaşabilirsiniz.
Dilekçe Yazımında En Sık Yapılan Hatalar
Rehber boyunca dilekçenin nasıl yazılacağını anlattım. Bu son bölümde ise işin diğer yüzüne bakacağım: aynı bilgileri bilen insanların pratikte nerede takıldığına. Aşağıdaki hataların neredeyse tamamı içerikle değil, dikkatle ilgilidir. Yani doğru yazılmış bir dilekçe, bu listedeki tek bir sebepten aylarca bekleyebilir.
Yanlış kuruma hitaben dilekçe yazmak
Listedeki en pahalı hata budur. Ama dikkat edin, en sık görülen biçimi kurumu tamamen şaşırmak değil, birimi şaşırmaktır: il müdürlüğü yerine ilçe müdürlüğüne, ilgili mahkeme yerine yan koridordaki mahkemeye verilen dilekçeler gibi. Dilekçe kuruma girmiş, kayda alınmış, her şey yolunda görünüyor; ama yanlış masada bekliyor.
Çözümü bir telefon kadar basit: teslimden önce kurumu arayıp "bu konudaki dilekçeyi hangi birime vermem gerekiyor" diye sorun. Beş dakikalık bir telefon bazen haftalarca beklemekten kurtarır.
Talebi açıkça belirtmemek
Bu hatanın tipik hâli şudur: kişi yaşadığı olayı sayfalarca anlatmış ama ne istediğini bir kez bile açıkça yazmamış. Karşı taraftaki memurun sizin cümlelerinizden talebinizi çıkarması beklenemez, çıkarmak zorunda da değildir.
Kontrol yöntemi basit: dilekçenizde parmağınızı koyabileceğiniz tek bir talep cümlesi var mı? "…ödenmesini", "…tarafıma verilmesini", "…işleminin iptalini talep ediyorum" gibi. Yoksa dilekçeniz henüz bitmemiş demektir. Klasik kapanış cümlesi olan "Gereğini arz ederim" ifadesini de unutmayın.
Gereksiz ve uzun anlatım kullanmak
Duygusal anlatımlar, konuyla ilgisiz geçmiş olaylar ve sitemler dilekçeyi güçlendirmez. Dilekçenizi okuyan kişi o gün onlarca dilekçe okuyor; sabrını asıl konunuz için saklayın.
Size işe yarayan bir yöntem vereyim: metni bitirdikten sonra her cümlenin üzerinden geçin ve "bu cümleyi silsem dilekçem anlamını kaybeder mi?" diye sorun. Cevap hayırsa o cümle fazlalıktır, silin. Bu testi uygulayan çoğu kişi metninin dörtte birini kısaltıyor.
Eksik kişisel bilgi bırakmak
Kanuni tarafını yukarıda anlatmıştım; burada pratik sonucuna değineyim. Yaygın bir ad-soyad taşıyorsanız (ülkede binlerce Ali Yılmaz var) kimlik numarası olmadan kurum sizi kendi kayıtlarında yanlış kişiyle eşleştirebilir. Bu, fark edilmesi geç, düzeltilmesi zor bir hatadır ve bazen başkasının dosyasına işlem yapılmasına yol açar.
Tarih veya imza eklememek
Listedeki en sık ve en can sıkıcı hata. İlginç olan şu: bu hata en çok bilgisayarda dilekçe yazanların başına geliyor. Metin ekranda tamamlanınca iş bitmiş hissi oluşuyor, çıktı alınıyor ve kalem hiç elimize alınmadan dilekçe teslim ediliyor.
İki nüshanın da ikisini birden imzalayın. Sadece kuruma verdiğinizi imzalayıp kendi nüshanızı boş bırakmak da sık yapılan bir eksikliktir; ileride elinizdeki nüshayı gösterdiğinizde imzasız bir kağıt gösteriyor olursunuz.
Ek belgeleri belirtmemek
İki yönlü bir hatadır. Belgeler ekte var ama listede yoksa, o belgelerden biri kaybolduğunda verdiğinizi ispat edemezsiniz. Tersi durumda, listede yazan bir belge fiziksel olarak eksikse dilekçeniz "eksik evrak" gerekçesiyle bekletilir ve size bu çoğu zaman haftalar sonra bildirilir.
Çözümü otuz saniyelik bir iş: teslimden hemen önce listeyi okuyun, elinizdeki belgeleri parmağınızla sayarak karşılaştırın.
Yazım ve noktalama hataları yapmak
Yazım hataları dilekçenizin hukuki geçerliliğini bozmaz ama ciddiyet algısını doğrudan etkiler. İçlerinde en kötü duranı kurum adının yanlış yazılmasıdır; dilekçenin ilk satırında yapılan bu hata, geri kalan her şeyi gölgeler.
Sık karışan bir konuyu da netleştireyim: "arz ederim" ve "rica ederim" aynı şey değildir. Alt makamdan üst makama yazılanlarda "arz ederim", üst makamdan alt makama yazılanlarda "rica ederim" kullanılır. Vatandaş olarak bir kuruma dilekçe veriyorsanız doğru kullanım "arz ederim"dir.
Metni bitirdikten sonra bir kez yüksek sesle okuyun. Mümkünse bir gün bekletip ertesi gün tekrar okuyun; gözünüzden kaçan hataların çoğunu böyle yakalarsınız.
Sayfa düzenine dikkat etmemek
Ölçüleri yukarıda verdim, burada kağıdın fiziksel hâlinden bahsedeceğim. Üzeri karalanmış, daksille düzeltilmiş, buruşmuş ya da dört köşesi kıvrılmış bir dilekçe, içeriği ne kadar doğru olursa olsun daha masaya konmadan olumsuz bir izlenim bırakır.
Karalama yaptıysanız üzerine yazmayın, dilekçeyi baştan yazın. Daksil kullanmayın, resmi evrakta hoş karşılanmaz. Dilekçeyi taşırken de katlamak yerine bir dosya içine koyun.
Konuya uygun olmayan hazır dilekçe kullanmak
Bu maddeyi bilerek en sona bıraktım, çünkü internetten indirilen hazır şablonlar hem çok yaygın hem de gerçekten sorunlu.
Başlıca üç sorun var. Birincisi, şablonun içindeki örnek bilgiler temizlenmeden teslim ediliyor; dilekçede köşeli parantez içinde "[TARİH]" yazması ya da başka birinin adının kalmış olması düşündüğünüzden çok daha sık görülüyor. İkincisi, şablonlar eskiyor; içindeki mevzuat maddesi yürürlükten kalkmış olabilir ve yürürlükte olmayan bir maddeye dayanan dilekçe doğrudan reddedilir. Üçüncüsü ve en önemlisi, şablon sizin olayınıza göre yazılmamıştır; genel bir metindir ve sizin durumunuzdaki asıl kritik ayrıntıyı içermez.
Şablonu bir başlangıç noktası olarak kullanabilirsiniz, sorun değil. Ama bitiş noktası olarak kullanmayın.
Dilekçenizi uzmanına yazdırın
Dilekçe yazdırmak istiyorum diyor ve bu hataların hiçbirini yapmadan, konunuza özel hazırlanmış bir dilekçe istiyorsanız bizlere ulaşabilirsiniz. Durumunuzu dinleyip size en doğru yolu ücretsiz olarak söyleriz; dilekçenizi bizim hazırlamamızı isterseniz de Online Arzuhal hizmetimizden yararlanabilirsiniz.
0551 837 30 04